ÜYE GİRİŞİ YENİ ÜYE




Bunları Biliyor Musunuz?
YARDIMCI BİLGİLER Bizden Haberler
Kesin Hakediş sırasında Sopaj (Gelir Vergisi) Kesintisi Yapılır mı?

Bilindiği üzere, vergilendirmede, prensip olarak, dönemsellik esastır. Takvim yılı, hesap dönemi veya özel hesap dönemi veyahut kıst hesap dönemi esas alınarak vergilendirme yapılmaktadır. Bu esas hem gelir vergisi hem de kurumlar vergisi açısından geçerlidir (193 sayılı GVK md. 1, 5520 sayılı KVK md.6, 213 sayılı VUK md.174).

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun 42-44. maddelerine göre bir işin yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamında değerlendirilebilmesi için aşağıdaki koşulları taşıması gerekmektedir.

1-Faliyet Konusu iş, inşaat ve onarım işi olmalıdır.

2-İnşaat ve onarım işi başkalarının hesabına ve taahhüde bağlı olarak yapılmalıdır.

3-İnşaat ve onarım işi birden fazla takvim yılına sirayet etmelidir.

Yıllara sari inşaat ve onarım işi kapsamına giren işlerde, inşaat ve onarım işinin başlangıç ve bitim tarihi vergilendirme açısından önem arz etmektedir(193 sayılı GVK md.42-44).

Geçici ve kesin kabule tabi olan işlerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın onaylandığı tarih, Geçici ve kesin kabul usulüne tabi olmayan işlerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih,

Vergilendirme açısından işin bittiği tarih olarak kabul edilir.


Yıllara sari inşaat ve onarma işi yapan mükellefler bu kazançları dolayısıyla geçici vergi ödememektedirler. Bu esas hem gelir hem de kurumlar vergisi mükellefleri için geçerlidir (193 sayılı GVK mük. Md.120, 5520 sayılı KVK md.32 ve 217 Seri No.lu GV GT).

Ancak, yukarıda açıklanan esas dahilinde işin bitiminden sonra bu işler dolayısıyla elde edilen kazançlar dolayısıyla geçici vergi ödeneceği tabiidir. Bir başka ifade ile geçici kabul ile kesin kabul arasındaki dönemde elde edilen kazançlar geçici vergiye tabidir. Zira, iş artık yıllara sari niteliğini yitirmiştir.

Bilidiği üzere, yıllara sari inşaat ve onarım işi yapanlara düzenlenen hakediş raporuna dayanarak hakediş ödemesi (avans olarak ödenenler dahil) yapılmakta ve bu ödemelerden, gelir veya kurumlar vergisine mahsuben %3 oranında tevkif yoluyla vergi ödenmektedir (193 sayılı GVK md 94, 96 ve 5520 sayılı KVK md.15).

Tevkif yoluyla yapılan bu  vergileme, vergideki gecikmeyi telafi etmek; mükellefin vergileme anındaki büyük nakit çıkış yükünü azaltmak amacıyla yapılmaktadır. Tevkif yoluyla yapılan vergileme hasılat (ödeme) üzerinden yapıldığından, net kârlılık oranı %15 kabul edildiğinde, aslında efektif vergi yükü (3/15) %20'ye tekabül etmektedir. Bu nedenle de yıllara sari inşaat ve onarma işlerinden elde edilen kazançlar geçici vergiden ayrışık tutulmuştur.

Yıllara sari inşaat ve onarım işlerinde vergi tevkifatının matrahı, bu işleri yapanlara ödenen hakediş bedelleridir. Kesilen bu vergiler işin bitiminde verilecek yıllık gelir vergisi veya kurumlar vergisi beyannamesinde bildirilen kazanç üzerinden hesaplanacak gelir-kurumlar vergisinden mahsup edilir. İşin devam etmesi nedeniyle kazancı beyannameye dahil edilmemiş olan inşaatlara ilişkin hakedişlerden kesilen gelir vergisi tevkifatları diğer kazanç unsurları üzerinden hesaplanan gelir ya da kurumlar vergisinden mahsup edilemez. Mahsup neticesinde, mükellefe iadesi gereken bir vergi tutarının olması halinde bu tutar, mükellefin talebi doğrultusunda diğer vergi borçlarına mahsup edilir; mükellefin vergi borcunun olmaması halinde ise nakden iade yapılır (193 sayılı GVK md. 121, 5520 sayılı KVK md. 34, 252 Seri No.lu GV GT).

Geçici kabulden sonra alınan hakedişler (kesin hakediş), biten inşaat işiyle ilişkilendirilmeksizin elde edildikleri yılın kar veya zararının tespitinde dikkate alınırlar ve gelir vergisi tevkifatına (stopaj)  tabi tutulmazlar.


Konuyla ilgili Ankara Vergi dairesi Başkanlığının 28.11.2011 tarih ve  B.07.1.GİB.4.06.16.01-2010-KVK-15-4-36 sayılı özelgesi aşağıdaki şekildedir..

İlgide kayıtlı özelge talep formunuzda, taahhüdünüz altında yapımı tamamlanan ... 400 Yataklı Devlet Hastanesi işi ile ilgili geçici kabul tutanağının 20.11.2009 tarihinde onaylandığı belirtilerek, bu tarihten sonra şirketiniz adına yapılacak kesin hakediş ödemesi üzerinden kurumlar vergisi tevkifatı yapılıp yapılmayacağı hususunda Başkanlığımızdan görüş talep etmektesiniz.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 42'nci maddesinde; "Birden fazla takvim yılına sirayet eden (5035 sayılı Kanunun 48/4-a maddesiyle değişen ibare. Geçerlilik; 01.01.2004, Yürürlük; 02.01.2004) inşaat (dekapaj işleri de inşaat işi sayılır) ve onarma işlerinde kar veya zarar işin bittiği yıl kati olarak tespit edilir ve tamamı o yılın geliri sayılarak, mezkur yıl beyannamesinde gösterilir." hükmü yer almaktadır.

Yine aynı Kanun'un 44'üncü maddesinde; "İnşaat ve onarma işlerinde geçici ve kesin kabul usulüne tabi olan hallerde geçici kabulün yapıldığını gösteren tutanağın idarece onaylandığı tarih; diğer hallerde işin fiilen tamamlandığı veya fiilen bırakıldığı tarih bitim tarihi olarak kabul edilir.

Bitim tarihinden sonra bu işlerle ilgili olarak yapılan giderler ve her ne nam ile olursa olsun elde edilen hasılat, bu giderlerin yapıldığı veya hasılatın elde edildiği yılın kâr veya zararının tespitinde dikkate alınır." hükmü yer almaktadır.

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde de; Gelir Vergisi Kanununda belirtilen esaslara göre birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşan kurumlara bu işleri ile ilgili olarak yapılan hakediş ödemeleri üzerinden vergi kesintisi yapılacağı hükme bağlanmış olup, söz konusu kesinti oranı 03.02.2009 tarihinden itibaren 2009/14594 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %3 olarak belirlenmiştir.

Özelge talep formunuz ve eklerinden, taahhüdünüz altında tamamlanan  ... 400 Yataklı Devlet Hastanesi işinin geçici kabul tutanağının 20.11.2009 tarihinde onaylandığı anlaşılmaktadır.

Buna göre,  ... 400 Yataklı Devlet Hastanesi işi ile ilgili olarak geçici kabul tutanağının  onaylandığı tarihten sonra yapılan hakediş ödemeleri o yılın kazancı sayılacağından bu ödemeler üzerinden 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci maddesine göre vergi kesintisi yapılmaması gerekmektedir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.

(Aynı konuyla ilgili yine Ankara Vergi Dairesi Başkanlığının 19.04.2012 tarih ve B.07.1.GİB.4.06.16.01-125[15-11/1]-483 sayılı özelgesi de bulunmaktadır.)

İdare yada KİK tarafından İhalenin iptal Edilmesi Durumunda, Firmalar Yaptıkları Hangi Gi...
İhalelere teklif veren firmalar, ihalelere girebilmek ve sözleşme imzalayabilmek için çeşitli masraflar yapmak durumunda kalırlar ayrıca İhale Kararı Vergisi, Sözleşme Kararı Vergisi, KİK payı gibi birçok resmi gideri ödemek zorundadırlar. Peki idare yada KİK tarafından ihaleye giren firmanın kusuru olmaksızın ihalenin sözleşme aşamasında iptal edilmesi durumunda, firmalar bu yaptıkları masrafların hangilerini geri alabilirler?

Analizimizde bu sorunun cevabını arayacağız..

29 Eylül 2016 tarih ve 29842 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği" nin "Nüshalarda Damga Vergisi Uygulaması" başlıklı 7. maddesinde 

(1) 6728 sayılı Kanunun 28/b maddesiyle 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun “II.Kararlar ve mazbatalar” başlıklı bölümünün (2) numaralı fıkrasına “(4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)” şeklinde parantez içi hüküm eklenmiş olup, düzenleme sonrası söz konusu fıkra aşağıdaki gibidir.

“İhale Kanunlarına tabi olan veya olmayan resmi daire ve kamu tüzel kişiliğini haiz kurumların her türlü ihale kararları (4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamındaki kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde, bu ihale kararının hükmünden yararlanılmayan kısmına isabet eden damga vergisi ret ve iade olunur. Sözleşmenin düzenlenmiş olması durumunda sözleşmeye ilişkin damga vergisi ret ve iade edilmez.)”


.....

(4) Söz konusu fıkradaki düzenleme sonrasında, Kamu İhale Kanunu kapsamındaki ihale makamı olan kurum ve kuruluşlara şikayet veya Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi nedeniyle hükmünden kısmen veya tamamen yararlanılmayan ihale kararına ait damga vergisi ret ve iade edilecektir. Bu çerçevede;

a) 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında, sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunan mükelleflerce mükellefiyetlerinin bulunduğu vergi dairelerine,

b) 488 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı oldukları vergi dairelerine,

c) Ödemenin vergi daireleri dışındaki muhasebe birimlerine yapılmış olması durumunda, yukarıda belirtilen ilgili vergi dairesine,

başvurulması durumunda iade işlemi gerçekleştirilecektir.

(5) Başvuru sırasında, damga vergisinin ödendiğine dair makbuz/vergi dairesi alındısı, ihalenin iptal edildiğine ilişkin tevsik edici belge ile ihale makamından ihalenin ne kadarının gerçekleştiğine ilişkin alınacak yazının ibrazı şarttır.

(6) Diğer taraftan, söz konusu ihale konusu işlerde sözleşme düzenlenmiş olması durumunda, sözleşmeye konu işin iptali halinde dahi sözleşmeye ait damga vergisinin iade edilmeyeceği hususuna açıklık getirilmiştir."
hükümleri bulunmaktadır.


Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet ya da yargı kararı üzerine ihalenin iptal edilmesi halinde ihale kararı damga vergisini iade alınması (karar pulu) mümkün olup sözleşme damga vergisi, KİK payı gibi bedelleri ise geri alınamaz.

İhale kararı damga vergisinin geri alınabilmesi için yukarıdaki genel tebliğin 5. maddesindeki belgeler ile vergi dairesine başvurulması gerekmektedir.

4735 sayılı Mamu ihaleleri sözleşme kanunun "Sözleşme kapsamında yaptırılabilecek ilave işler, iş eksilişi ve işin tasfiyesi " başlıklı 24. maddesinde "Sözleşme bedelinin % 80'inden daha düşük bedelle tamamlanacağı anlaşılan işlerde, yüklenici işi bitirmek zorundadır. Bu durumda yükleniciye, yapmış olduğu gerçek giderleri ve yüklenici kârına karşılık olarak, sözleşme bedelinin % 80'i ile sözleşme fiyatlarıyla yaptığı işin tutarı arasındaki bedel farkının % 5'i geçici kabul tarihindeki fiyatlar üzerinden ödenir." hükmü bulunmaktadır.

Yukarıdaki hükme göre idareden yapılan iş ile sözleşmenin %80 i arasındaki farkın %5inin ödenmesi talep edilebilir.

Ayrıca sözleşmenin idare tarafından yüklenici kusuru olmadan fesh edilmesi durumunda, ihale için yapılmış olan tüm giderleri (KİK payı, damga vergisi, teminat mektubu için yatırılan ücretler, bunun gibi işin yapımı sırasında harcadığınız ve ispatlayabileceğiniz tüm giderler) mahkeme yoluyla geri alınabilir. 

Bu hususla ilgi 12.6.2017 tarih ve 2017/2508 Karar Nolu Yargıtay KİK tarafından iptal edilen bir ihale için yüklenici firmaye idare tarafından sebebsiz zenginleşme hükümlerine göre ödeme yapması yönünde karar vermiştir.

Damga Vergisini Sözleşme İmzalandıktan Sonra Ödemek Mümkün müdür?

İhale kararı ve sözleşme damga vergisini ödemek için en çok tercih edilen yöntem nakit olarak vergi dairesine yatırmaktır. Hatta bazı istekliler ihale kararı damga vergisini zamanında ödemediği için daha sözleşme dahi imzalamadan cezai yaptırıma maruz kalmaktadırlar.

Peki sözleşme imzaladıktan sonra sözleşme damga vergisi ödemek mümkün müdür? Bu analizimizde bu konuyu irdelemeye çalışacağız.

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 15 inci maddesinde yapılan değişiklik ile pul yapıştırılması suretiyle ödeme usulü madde metninden çıkarılmış, buna paralel olarak 16 ve 20 nci maddeler yürürlükten kaldırılmıştır. 488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 18 inci maddesinde yapılan değişiklik ile makbuz karşılığında ödeme şekli asıl ödeme usulü olarak belirlenmiş

488 Sayılı Damga Vergisi Kanununun 5281 sayılı Kanun ile değişik 22 nci maddesi aşağıdaki gibidir

"a)Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler, kurum ve kuruluşlar tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisi, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve yirmialtıncı günü akşamına kadar ödenir.

b) (a) bendi dışındaki hallerde, kâğıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirilir ve aynı süre içinde ödenir. "

Maliye Bakanlığı'nın Damga Vergisi Kanunu 44 Seri Nolu Genel Tebliği'nde

 

"1- Genel bütçeli dairelerle kişiler arasında düzenlenen kağıtlara ilişkin damga vergisi uygulaması:

488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesinin son fıkrasının Bakanlığımıza verdiği yetkiye istinaden genel bütçeli daireler ile kişiler arasında düzenlenen kağıtlara ilişkin damga vergisinin aşağıda belirtildiği şekilde ödenmesi uygun görülmüştür.

 

Genel bütçeli daireler ile kişiler arasında düzenlenen kağıtlara (ihale kararları hariç) ait damga vergisi, anılan dairece kağıdın mahiyeti ve nispi veya maktu vergi tutarını gösteren formüle edilmiş bir yazıyla, kişinin tabi olduğu ödeme usulüne bakılmaksızın, kişiler tarafından, kağıdın düzenlenmesinden önce peşin olarak, genel bütçeli idarelere hizmet veren saymanlıklara veya mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine makbuz karşılığı ödenir. Ayrıca, verginin ödendiğine dair mükellefçe getirilecek makbuzun aslının ilgili iş kağıdına bağlanması, makbuzun onaylı bir örneğinin ilgiliye verilmesi ve düzenlenen makbuza da verginin hangi işe ve kağıda ait olduğuna dair bilginin yazılması gerekmektedir. 

Söz konusu kağıtların noterliklerde düzenlenmesi halinde, bu kağıtlara ait damga vergilerinin 1512 sayılı Noterlik Kanunu çerçevesinde noterler tarafından makbuz karşılığı tahsil ve beyan edilmesi uygulamasına devam edilecektir.

Genel bütçeli daireler tarafından alınan ihale kararlarına ait damga vergisinin, ihale kararının müteahhide tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, verginin mükellefi olan müteahhitlerce, genel bütçeli idarelere hizmet veren saymanlıklara veya mükellefin gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine, ihale kararının tebliğinden itibaren en geç 15 gün içinde, beyanname verilmeksizin, makbuz karşılığı ödenmesi gerekmektedir." hükümleri bulunmaktadır.

Yukarıdaki hükümlerden de anlaşılacağı üzere Maliye Bakanlığınca belirlenen mükellefler tarafından bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergileri ertesi ayın yirmialtıncı gününe kadar ödenebilir. Diğer hallerde ise kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine ödenmesi zorunludur.

Ayrıca; Genel Bütçeye dahil idareler tarafından düzenlenen ihale kararları damga vergisinin ihale kararından itibaren 15 gün içinde makbuz karşılığı ödenmesi, Sözleşme damga vergisinin ise sözleşme düzenlenmeden önce maktu vergi tutarını gösteren belge ile makbuz karşılığı ödenmesi gerekmektedir.

Genel Bütçe kapsamında olmayan idareler ile imzalanan sözleşmelerde yukarıdaki 44 seri nolu tebliğ uygulanmayacaktır.

 

Maliye Bakanlığı’nca belirlenen mükellefler hangileridir?

1-Katma Bütçeli İdareler

2-İl Özel İdareleri ve Belediyeler

3-Döner Sermayeli Kuruluşlar

4-Bankalar

5-Kamu İktisadi Teşebbüsleri

6-Devler ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri İştirakleri

7-Özerk Kuruluşlar

8-Diğer Kamu Kurumları

9-Anonim Şirketler

10-Kurumlar Vergisi Kanuna Tabi Diğer Mükellefler (32 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği)

11-Kollektif ve Adi Komandit Şirketler (32 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği)

12-Bilanço Esasına Göre Defter Tutanlar (32 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği)

13-İşletme Esasına Göre Defter Tutanlar (43 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği)

14-Serbest Meslek Erbabı (44 Seri No’lu Damga Vergisi Kanunu Genel Tebliği)

16, 32, 43 ve 44 Seri No.lu Damga Vergisi Genel Tebliğleri ile damga vergisi mükellefiyeti ile ilgili düzenlemeler yapılmış olup Yukarıda 1-9 arası sayılan mükelleflerin (Anonim şirketler dahil) sürekli Damga Vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi zorunludur. Yukarıda 10-14 arasındaki  Mükelleflerin ise sürekli Damga Vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi kendi isteklerine bırakılmıştır.

Sürekli Damga Vergisi mükellefiyeti tesis ettiren kurumlar "Damga Vergisi Defteri" tutmak ve onaylatmak zorundadır. Bu konuda, diğer defterlerde olduğu gibi tasdik zamanına, kayıt nizamına vb. uyulmak zorundadır.

Genel Bütçeli İdareler Hangileridir?

Hangi idarelerin genel bütçe kapsamında olduğunu görmek için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz.

http://euygulama.dpb.gov.tr/devletteskilati/kontrollu/Butce.aspx

 

Limited Şirketler Damga Vergisi Defteri tutmak zorunda mıdır?

Limited şirketler Damga Vergisi defteri tutmak zorunda değildir. 43 Seri no’lu tebliğde açıklandığı üzere limited şirketlerin ‘’sürekli Damga Vergisi mükellefiyeti tesis ettirmesi" ve Damga Vergisi defteri tutmaları ihtiyaridir. Sürekli mükellefiyet tesis ettirmek istemeyen bu mükelleflerin, Damga Vergisi defteri tutmalarına gerek bulunmamaktır. Ancak limited şirketlerin sürekli mükellefiyet tesis ettirmesi halinde Damga Vergisi defterini tasdik ettirmek suretiyle tutması zorunludur.

Anonim Şirketler taraf oldukları işlemlere ilişkin Damga Vergilerini nasıl öderler?

Anonim Şirketler (Vergi Usul Kanunu) VUK’a göre Damga Vergisi Defteri tutmak, onaylatmak ve kayıt nizamına ilişkin hükümlere uymak zorundadırlar. Anonim Şirketler bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisini ertesi ayın 23. günü akşamına kadar beyan edip 26. günü akşamına kadar ödeyebilirler.

Limited şirketler taraf oldukları işlemlere ilişkin Damga Vergilerini nasıl öderler?

Bu konuyu ikiye ayırabiliriz.

a) Sürekli Mükellefiyet Tesis Ettirmeyi Tercih Eden Limited Şirketler

Tercihini sürekli mükellefiyet tesis ettirmekten yana kullanan limited şirketler, Damga Vergisi mükellefiyetlerini anonim şirketlerin tabi olduğu esaslara göre yerine getireceklerdir. Buna göre, bu yöntemi tercih eden mükellefler, VUK’a göre Damga Vergisi defteri tutmak, onaylatmak ve kayıt nizamına ilişkin hükümlere uymak zorundadırlar. Bu mükellefler bir ay içinde düzenlenen kağıtların vergisini ertesi ayın 23. günü akşamına kadar beyan edip 26. günü akşamına kadar ödeyebilirler.

b) Sürekli Mükellefiyet Tesis Ettirmemeyi Tercih Eden Limited Şirketler

Tercihini sürekli mükellefiyet tesis ettirmemekten yana kullanan limited şirketler ise,  düzenledikleri veya taraf oldukları kağıtlara ilişkin damga vergilerini Kanunun 22’nci maddesi uyarınca kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde ilgili vergi dairesine Damga Vergisi beyannamesi ile bildirecek ve aynı süre içinde ödeyeceklerdir

Konuyu bir örnekle açıklamaya çalışalım.

a) Damga Vergisi Kanununa göre süreksiz mükellefiyeti ihtiyari olarak seçen A Limited Şirketi  05.05.2017 tarihinde Genel Bütçeye dahil olan bir idare ile sözleşme imzalamıştır. Bu durumda A Limited Şirketi sözleşme imzalamadan önce Sözleşme Damga Vergisini ödeyecektir.

b) Damga Vergisi Kanununa göre süreksiz mükellefiyeti ihtiyari olarak seçen A Limited Şirketi  05.05.2017 tarihinde Genel Bütçeye dahil olmayan bir idare ile sözleşme imzalamıştır. Bu durumda A Limited Şirketi sözleşme imzaladıktan sonra en 20.05.20.15 tarihine kadar Vergi Dairesine beyan ederek Sözleşme Damga Vergisini ödeyecektir.

c) A Limited Şirketi sürekli mükellefiyet tesis ettirmeyi tercih etmiş ise 05.05.2017 tarihinde Genel Bütçeye dahil olmayan bir idare ile imzaladığı sözleşme için 23.06.2017 tarihine kadar Vergi Dairesine beyan ederek 26.06.2017 tarihine kadar sözleşme damga vergisini ödeyebilecektir.

 

SONUÇ

Damga Vergisi Defteri tutması zorunlu olan Anonim Şirketler ile Damga Vergisi Defteri tutmayı tercih eden Limitied Şirketler, Kollektif ve Adi komandit Şirketler Genel Bütçeye Dahil olmayan (Üniversiteler, Belediyeler, SGK, v.b) idareler ile imzalayacakları sözleşmeler için sözleşme damga vergisini sözleşme imzalandığı tarihten sonraki ayın yirmialtısına kadar ilgili vergi dairelerine ödeyebilirler.

Kamu İhale Kurumuna Yatırılan İtirazen Şikayet Bedelinin Geri Alınması Mümkün Müdür?
Yapım İşleri İhale Mevzuatında 08.08.2019 tarihinde Önemli Değişiklikler Yapılmıştı...
Site Haritası Tümü...
Karar Ekleme Takvimi %50 - %50 Ortaklık Abonelik Formu Abonelik Paketlerimiz Adli Sicil kaydı
Ajandam Alt Yüklenici Alt Yüklenici İş Bitir Alternatif Teklif Amortisman
Anahtar Teknik Personel Anahtar Teslimi Götürü Analizler ANASAYFA Araç Kiralama
Aritmetik Hata Asgari İşçilik Aşırı Düşük (Hizmet Aşırı Düşük (Mal Al Aşırı Düşük (Yapım
Aşırı Düşük Teklif AYRINTILI ARAMA Banka Referans Mektubu Belediye Mevzuatı Belge Onayı
Sayfa İstatistikleri Bilgi Kütüphanesi Abonelik Paketleri Yardım
• Toplam üye: 905
• Toplam karar: 8486
• Bu ay eklenen kararlar: 56
• Bu hafta eklenen kararlar: 19
Kik kararları
Makale / Analizler
İhale Mevzuatıyle ilgili duyurular
Uzmana Sorulan Sorular
Abonelik
Abonelik Formu
Hesap Numaraları
Referanslarımız
Sık Sorulan Sorular
İletişim Formu
Uzmana Sorun
Site Özellikleri
Yüzbinlerce Karar Arasında Kaybolmayın, İhale Mevzuatıyla İlgili, Kik, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay Kararları Burada
kikuyusmazlikkararlari@hotmail.com
Sitemizde yer alan resim ve yazıların tüm hakları saklıdır.
Hiçbir materyal, izinsiz kaynak gösterilmeden kullanılamaz.